25 Mart 2015 Çarşamba

Taşınmak denen korkulu rüya..


 Uzun zamandır bişeyler yazamadım nereye kayboldun?  dediğinizi duyar gibiyim ama geçerli sebeplerim var.. Taşınmak denen korkulu rüyamla uğraşıyordum. Nihayet taşındım, yerleştim tam kendimize geldik derken ailece sırayla salgın hastalıklarla uğraştık.. 

Size biraz taşınma maceramdan ve yaşadıklarımdan bahsetmek istiyorum umarım taşınacaklara da biraz ön bilgi olur. 

Aylar öncesinden nasıl yapıcaz nasıl toparlanacağız diye endişeler başlamıştı bizde.. Daha önceden de tecrübemiz olmadığı için ve ikiz gibi iki çocukla nasıl altından kalkacağız diye çok kaygılıydık.. İşte bu yüzden eşim anahtar 🔑 teslim bir firmayla anlaşalım dedi. (yani onlar kolileyip yerleştirsinler) 

Nasıl olucak, çok masraflı olacak diye ikilemde kalırken fiyatı uygun olan bir firma bulduk üstelik eşimin bir arkadaşının evini taşımışlar ve çok memnun kalmışlar. Biz de onların referansıyla o firmada karar kıldık. 

Ben biz mi toplansak firma mı toplasa diye çelişki içindeyken salondaki dolapta olan kırılcak eşyaların bir kısmını kolilemiştim baktım çocuklarla olacak gibi değil sonunda firmayla anlaştık. 

Anlatılanlara inanmak zor geliyordu ama gerçekten sadece özel eşyalarımızı aldık ve geldiler herşeyi paketlediler. Demir kilitli dolapları var içinde asılacak yeri var ve gardolaptaki kıyafetlerinizi ona asıp öyle götürüyorlar.Büyük varil gibi şeylere mutfak eşyalarınızı bardaklarına kadar kat kat gazeteye sarıp koyuyorlar. Koltuklarınızı ve diğer büyük eşyalarınızı büyük naylonlara sarıyorlar böylece taşırken zarar görmüyor. 

Buraya kadar çok mutlu oldum herşey yolundaydı fakat taşındıktan sonra beklediğimiz gibi eşyaları yerleştirmediler. Gardolapları beyaz eşyaları söküp takıyorlar ama dolapların içini yerleştirmeyip akşam oldu diye üst üste yığdılar. 

Artık bizim eşyalarımız çok fazla olduğu için yetiştiremediklerinden mi bilemem çünkü eşimin arkadaşının evinde öğleden sonra yerleştirip işlerini bitirmişler bizde akşam oldu yığdılar yine de zor bitti. 

Onu bunu bilmem de benim en çok korktuğum şey başıma geldi. O eşyaları üstüste görünce aklımı kaçıracaktım nerdeyse. Hala gözümün önüne geldikçe şaşırıyorum nasıl yerleşti ve düzene girdi inanılır gibi değil. Tabii ailemin, kayınvalidemin, kayınbabamın yardımları olmasa hiçbirşey yapamazdım. 

Diyeceğim o ki taşınmadan önce iyice detaylı araştırmak gerekiyor çünkü herkesin memnuniyet ölçüsü çok farklı oluyor. Çok profesyonel olan vitrinine kadar dizen firmalar varmış ama tabii onların fiyatı da bir hayli yüksek oluyor. Yani anlıyacağınız biraz yorulmayı, biraz rezilliği, sinir bozukluğunu göze almak gerekiyor çünkü hiçbir taşınma kolay değil.. Herşeye yeni evde yer bulmak,  yerine oturtmak bile hayli zaman alıyor.. Ne diyelim başına gelen herkesin Allah yardımcısı olsun.. Merak etmeyin imkansız gözükse de herşey zamanla yerleşiyor 😨biraz sabır😊😀



10 Şubat 2015 Salı

Bebeğim için çorbalar...Pazaryeri çorbası


   Hepimizin çocuklarımız için ne bulursak karıştırdığımız bir sebze çorbası tarifimiz vardır ama bir de lezzetli bir şey çıktıysa ortaya işte o extra mutluluk olur biz anneler için..işte ben de bu sebepten bugün bu denli karıştırararak ortaya lezzetli bir çorba çıkmasının ilk şokunu atlatınca hemen tarifi paylaşmak istedim..

Malzemeler

1Su bardağı kadar tavuk suyu(et suyu da kullanabilirsiniz. )
Bir miktar didiklenmiş tavuk
1Küçük patates
1Küçük havuç
Yarım dal pırasa
4/5Dilim kereviz
1Büyük diş sarımsak
3/4Adet mantar(2yaşından büyük çocuklar için)
1adet yeşil soğan
1/6 Demet maydanoz
1/4 Demet dereotu

Yapılışı

Yeşil soğan,dereotu ve maydanoz hariç bütün malzemeler doğranıp iyice yumuşayana kadar pişirilir..daha sonra yeşillikler içine atılıp 5dk kadar pişirilir ve altı kapatılıp blenderdan geçirilir.(Fazla su koymadığım için koyu kıvamlı oldu o yüzden prinç/bulgur/un koymaya gerek duymadım.Tavuk da olduğu için az miktarda  taze  yapmaya çalıştım.)

Tabağa koyduğunuzda bol da limon sıkabilirsiniz siz de yiyebilirsiniz şifa kaynağı ve oldukça lezzetli..

Afiyet olsun..


21 Ocak 2015 Çarşamba

Şifa kaynağı Hamsi Çorbası....



Malzemeler:

1 büyük kuru soğan
4/5 diş sarımsak
2 çorba kaşığı mısır unu ya da normal un
1 veya 2yemek kaşığı domates sosu ya da 1/2 yemek kaşığı domates salçası
1/4 Kg ayıtlanmış kılçıkları çıkarılmış hamsi
sızma zeytinyağı
Dereotu
tereyağı
Tel şehriye

  
Yapılışı

 Doğranmış kuru soğan ve 3diş sarımsağı yağda kavurun sonra içine 2 çorba kaşığı unu ekleyip biraz daha kavurun.

 içine domates sosunu veya salçayı ekleyip suyunu ekleyin.(çok fazla koymayın suyunu gerekirse ilave edersiniz.)
topaklanmasın diye çırpıcıyla karıştırarak 5-10 dk kadar pişirin.. isterseniz 1 çorba kaşığı tel şehriye de ekleyebilirsiniz..


 Ayıtlanmış, yıkanmış hamsileri tencereye atmadan önce cam bir kaseye koyup üstünü kapatıcak kadar kaynamış sıcak su koyun ve 5 dk kadar bekletin süzün ve  bu işlemi bir kere daha tekrarlayın.. sonra çok da küçük olmayacak şekilde
doğrayın... tencerede pişerken de biraz  parçalanıyor..

Doğranmış dereotu, 2 diş ezilmiş sarımsak tuz ve balıkları ekleyin..

Yarim limonu içine sıkın ve biraz  limon kabuğu rendeleyip  onu da  içine ekleyin 15-20dk pişirin... arada karıştırmayı ihmal etmeyin..
Koyuluğuna bakarak çok koyuysa  su ekleyin...

En son karabiber ve bir tutam zerdeçal ekleyin.. ocağı kapatmaya yakın sızma zeytinyağı ve  tereyağı da ekliyebilirsiniz ama çok fazla olmasın yağlı olabilir..


Afiyet olsun...

13 Ocak 2015 Salı

İddia ediyorum bu tarifle brokoli sevmeyen kalmayacak!!




Cok iddiali bir başlık olmadı gerçekten oyle...deneyince hak vereceksiniz..

Nasıl bu kadar emin olabiliyorum onu da söyliyeyim çünkü benim kadar brokoliden tiksinen bir insan daha görmedim ve ben bu tarifte brokolileri farketmeden yiyebiliyorsam eminim sevmeyen kalmayacaktir...

Tarif çok basit..
Malzemeler;

Brokoli;)
1Salatalık
Havuç
Az dereotu
Kırmızı turp
Yoğurt(süzme yoğurt olursa daha iyi)
Mayonez
1diş sarımsak.

Yapılışı;

Küçük bir demet brokoli köklerinden ayrılıp kalın sapları kesilerek küçük parçalara ayrılır..(küçük ağaçcıklar şeklinde olmazsa sapları sert kalır.)Brokoliler  hiç su konulmadan sadece yıkayıp o ıslaklıkta bırakılarak tencereye konulur,ağzı kapatılır ve kısık ateşte kendi suyunda(ve vitamini ölmeden)10/15 dakika kadar haşlanır.(sararmiyacak kadar.)
İsteğinize gore 1 veya2 havuç rendelenir.1küçük kirmızı turp rendelenir.1salatalık da rendelenir.Dereotu ince doğranır.Havuçlar,salatalık ve turp rendesi çiğden olmak üzere hepsi karıştırılır.Yoğurt ve mayonez zevkinize göre dilediğiniz kadar koyabilirsiniz ben mayonezini az koydum.1diş de sarımsak ilave edin.Yoğurdu süzme yoğurt kullanmayacaksanız yiyeceğiniz kadarına koyarsanız iyi olur çünkü hemen sulanıyor.
Hepsi bu kadar..Afiyet olsun..

8 Ocak 2015 Perşembe

Tatilde cocuklari evde tv karsina kilitlemeye hayir!!


Kesinlikle anneler icin ozellikle de 1 den fazla cocugunuz varsa buyuk kolaylik cocuklari tv karsisina oturtmak..Ozellikle boyle kar tatilleri ya da haftasonu tatillerinde cocuklar birarada olunca kafasi kaldirmiyor insanin..

Ama hayir! cocuklarin beyni uyusmus bir sekilde agzi acik hic sesi cikmadan saatlerce tv karsisinda yerinden kalkmadan OTURMASİ(!) onlarin tabiatina ters birkere...uzmanlarin uyarmasina hic gerek kalmadan birseylerin yalnis oldugu burdan yeterince belli degil mi?

Evet butun evi birbirine kattiklari dogru..
Koltuklarin ustunde gezdikleri koltuk mindellerini indirip kendilerine ev yaptiklari,sandalyelerden tren yaptiklari da dogru..

Yemek yapana kadar 10 kere iceri kosup asayis berkemal mi diye baktigim,ya da onlarin mutfaga tesrif edip koca bar sandalyelerini tezgahin onune cekip yemek yaparken tuz koyucam ben de karistiricam diyerek kralice ari ve isci arilar seklinde yemek yaptigimiz da tamamen gercek...

Evdeki herseyin cocuklara oyuncak olma potansiyelinin arttigi(ustelik okadar oyuncaklari olmasina ragmen) ,aksesuarlarinizin,tokalarinizin hatta mutfak esyalrinizin da "oo bununla bir oyun yapabilir miyim"diyerek alindigi ve zamanla  elinizden kayip gittigi de hiic abarti degil..

Tv karsisinda (zararsizca!) otursalar Kendinize ayirabileceginiz zamanda onlarla aktivite yapmak durumunda kaldiginz da tabii ki dogru...

10dakika guzel oynasalar 11. Dakikada ciglik cigliga cekismeler esliginde sinirlerinizin bozuldugu ya da butun gun sarkilar dinleyip kafanizin sistigi de maalesef cok dogru...

Ama bunlarin hepsi zaten normal olan olmasi gereken seyler degil mi? Onlarin her yeni oyun bulma cabalari,kendilerince ortaligi dagitip aktiviteler yapmalari gelisimlerinin bir parcasi degil mi?

Tabii ki gunde 1saat cizgi film haklari var onda da icinde interaktif uygulamalar olanlari( soru sorup cevap bekleyen ve cocugun da katilarak biseyler ogrenmesini saglayanlar) tercih ediyoruz.Sure kisa olunca onun da bir degeri oluyor transa gecmis gibi bakmiyorlar,birseyler ogreniyorlar ve en onemlisi alisinca surekli tv nin acilmasini istemiyorlar bile..

Varsin dagitsinlar ortaligi cizsinler duvarlari,salonun ortasina kirpsinlar kagitlari...hemen sinirlenmeden once durun 1dakika ve  soyle dusunun duvarlar silinir,yerler de bir supurgeye bakar..deger mi minik kalpleri kirmaya?

Ya da siz sabah kalkinca ilk is tv yi acin cocuklari da karsisina oturtun,siz de rahaaat rahat isinizi yapin,keyfinize  bakin arada akliniza gelirse cocugunuzu koydugunuz yerde bulursunuz nasilsa..eh hic olmadi arada miruldanirlarsa hemen baska bir cizgi film kanali acar ya da en iyisi tableti tutusturuverirsiniz eline susturucuyu takmis olursunuz..sonra da cocugum niye hircin,asi oluyor,hicbiseyden memnun kalmiyor demeyin...ya da yarin obur gun okula gittiginde parmak kaslarinin gelismemis olmasina resim yerune cop adam bile cizemeyisine,makas tutamayisina en onemlisi de zihinsel becerilerde yasitlarindan geri kalisina sasirmayin lutfen...

Secim sizin ama gelecek onlarin...

3 Ocak 2015 Cumartesi

Eyvah artik kizima BİTANEM diyemiyecegim!!

 
  O kadar da degil demeyin Bir den fazla cocugunuz varsa  tam da okadar hassas bir konu cocuklarin arasindaki esitligi koruma konusu..

  İkinci kizima hamile oldugumu ogrendigimde buyuk kizim Serra ya karsi hissettigim ihanet ve haksizlikla karisik duygular esliginde ilk aklima gelen soru ..."eyvah artik kizimi birtanem diye sevemiyecek miyim?" oldu..(cunku iki tane olucaklar basit mantik:))

  Sorun olmadi simdi birtanecik Serram,birtanecik Azram diye seviyorum....

  Serra 1,5 yasindayken annelikle ilgili bir seminere gidiyordum..ordaki derslerden birinde Psikolog, cocuklar arasi adalet konusunu  anlatirken "her cocuk esit sevilor diye birsey yok yani annelerimizden duydugumuz 5parmagin 5i bir sozu koca bir yalan" demisti ve buyuk sok yasadim cunku biz kucukken anneme nezaman  anne hangimizi daha cok seviyosun ?diye sorsak onunla yalniz da olsak hep "5parmagin 5i bir fark olur mu hic kizim "derdi ve ben gercekten ogune kadar her anne baba icin oyle oldugunu dusunuyodum..

  Suan benim de İki kizim var ikisini de esit seviyorum oyle bir fark hissetmiyorum ama bazi cocuklariniza karsi hassasiyetiniz daha farkli olabiliyor o bir gercek..Bunu bir cok kiside de gozlemliyorum sanirim anneler daha zayif,daha korumaya muhtac oldugunu dusundukleri cocugunu ister istemez daha bir sarip sarmalama ihtiyaci duyuyorlar..Eminim o gun derste kastedilen de buydu yoksa ben hala sevgi anlaminda cocuklari arasinda ayrim yapan kimseyi dusunemiyorum..

  Psikologumuz devam etmisti "ama esit davranmak zorundasiniz ve  birebir de olsaniz herzaman cocuklariniza onlari esit sevdiginizi soylemelisiniz" demisti..( icimden  heralde yani ben seni daha cok seviyorum aslinda diyecek halimiz yok derken siniftaki annelerden hem de bir kaci! ben hangisiyle yalnizsam  "hangimizi daha cok seviyosun"diye sorduklarinda "seni daha cok seviyorum" diyorum dediler oyle bilsin sevinsin diyeymis.(?) sok oldum nasil boyle dusunebilirler diye...


 Daha ikinci cocugunuza hamile kaldiginizda icinizden adalet hesaplasmalarina basliyorsunuz zaten ki gercekten cok onemli bir mesele..Cocuklarimizi operken bile bu adaleti korumak gerekiyor bence..biri bir an bir sirinlik yapti iciniz kaynadi sarilip opuverdiniz o an hic bekletmeden baska zaman da onu opuyorum demeden hemen digerini de opmek gerekiyor..
Cocuklar zaten herseye okadar dikkat ediyorlar ki inanilir gibi degil ..yani hic tahmin etmediginiz durumlarda bile kendilerince farkli anlamlar cikarabilirler..

 Bazen planlanmadan gelen 2.supriz cocuk, hele de ikisinin arasi cok yakinsa insana cok farkli duygular hissettirebiliyor ilk cocuga karsi(aynen yasadigim durum)yani sanki ne yaparsaniz yapin ilk cocuga olan haksizligi ortadan kaldiramiyacakmissiniz gibi..Bunun ileri boyutunda planlanmadan gelen 2.cocuk bilinc altinda suclaniyor cunku ilkinin emzirilme hakkini,evdeki hakimiyetini,tek kendiyle ilgilenen annesini,babasini,oyuncaklarini,herseyini elinden almis oluyor.....ve bilincaltindaki bu dusunce farkinda olmadan hep ilk cocukla ilgilenilme ona karsi daha hassas davranma ama ikinci cocugu hep dislama ve ona sert davranma, hep suclayici bakis acisi ve bunlarin sonucunda hircin,yaramaz diye adlandirilan bir cocuk..

  Tek cocuk yetistirmek, dunyanin merkezine onu koymak,butun hayatinizi ona gore ayarlamak anne baba icin de cocuk icin de en ideali gibi gozukebilir... fakat isin ic yuzune baktiginizda her nekadar ikisine yetmek,adil olmak,ikisiyle de zaman gecirmek ozel olarak ilgilennek,ayni imkanlari sunmak  inanilmaz zor olsa da ,klasik olucak belki ama onlari kardesligin guzelliginden mahrum birakacak kadar zor olmasa gerek..

24 Aralık 2014 Çarşamba

Okul sezonu eşittir bit sezonu demek değil iste kurtulmanın pratik yolları!!



Okullar acilinca maalesef   bit salgini problemi de basliyor..herhalde çocuğu okul caginda olup da bu problemi hic yasamamis olan anne yoktur..

Çocuk bitlenince annelerde bir telaştir baslar nasil temizlenecek?nasil geldi?pis mi ki benim çocuğum ? Tarzi endişeler..kimi de temizliğe,sabun kokusuna geldiğini iddia eder ee ne yani bu durumda bitlenmeyenler mi pis oluyor?
Rahat olun bir kere bu düşünceleri cikarin aklinizdan bit in gelme sebebinin temizlikle pislikle ilgisi oldugunu hic sanmiyorum.Bazi kan gruplarına mi ya da bazi ten e mi daha çok geliyor bilinmez  ama bazi insanların kafasında kamp kurduğu kesin;))

Aman bit gelmeden bit sampuanlariyla yikayayim gelmesin diye dusunmeyin sakin çünkü gelmesini engelleme gibi bir özellikleri yok yani gelecekse görürüz kaderimizse çekeriz;))

Alabileceğiniz önlemleri halk arasında bilindiği kadariyla asagida siralayacagim;

Bit tokasi kullanin(ne kadar ise yaradigini bilmem ama denemeye değer ama biraz garip bir kokusu var malesef)

Kafirun diye aktarlarda satilan aslinda cenaze kokmasin diye kullanilan fakat bitin de gelmesini engelleyen bir şey var bundan 2kat tule sarip dikerek çocuğun üzerine veya tokasina ilistirebilirsiniz.(bu da biraz garip kokuyor gerci)

Cocugun Ustune Şap takinca da gelmedigi iddia ediliyor.

Lavanta kokusuna gelmezmis diye bir başka iddia daha var bu durumda  lavanta kolonyasi kullanabilirsiniz ki yukardakiler içinde en temiz kokani budur.

Diyelim ki bütün cabalariniza rağmen teşrif ettiler...üzülmeyin bu dunyanin sonu degil bu durumda da kurtulmak için yapabileceğiniz şeyler var;

Eski bir yöntemdir ama pamuğu gaza batirip çocuğun sac diplerine iyice  surun ve 15 dk bekletin.(Dikkat gözüne gelmesin!) sonra ince bit taragiyla yavaşça dipten asagi kadar tarayin.Dökülecektir hayvanciklar..
Tarağa gelen canli olanlari da elinize bir eldiven takip tirnaginizla bastirip öldürmek gerekiyor.Sonra saclarini güzelce bit sampuaniyla yikayin.

Ya da gerçekten etkili sprey seklinde bit dokuculer var diğerlerinden biraz daha pahali ama daha etkili olduğu söyleniyor saci kuruyken yine ayni şekilde sacina sikip ince tarakla tariyorsunuz ve yikiyorsunuz.

Evin bütün fertlerine uygulayin,bize gelmez demeyin yaş tercihleri yok şahsi muhteremlerin;)

Evdeki bütün kıyafetleri kirklamaniza gerek yok çünkü kumaş biti farklidir sac biti kumaşta durmaz ama yine de şapka,yastik kilifi,havlu,tarak,toka bunlari iyice temizleyin tabii ki..

7gunde bir saca yaptiginiz yukarıdaki temizleme islemlerini tekrarlayin ki kafada kalan sirkeler bu sure içinde canlanabilir  yani kökünü kurutmaniz biraz zaman alir..

Merak etmeyin bir sure onlarla yasamayi öğrenmek zorunda kalsaniz da eninde sonunda kurtulacaksiniz endişeye hic gerek yok..sürekli devam eden durumlarda çocuğu suçlamak değil de sacini biraz kisa kestirebilirsiniz ve bir cildiyeye danışabilirsiniz.

Bizde yoktur demeyin siz periyodik olarak mutlaka çocuğunuzun sacini kontrol edin...Benden söylemesi..